12 Haziran 2013 Çarşamba

Biliyorum sana giden..

...

Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni

Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini

Sen Bay Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli

Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki

Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği

Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizim için söylenmiş sanki

Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri

Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi...

Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki

Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:

Bir gece yarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri

Cemal Süreyya

11 Haziran 2013 Salı

İhtiyaç duyduğum her şey...

...
Seni ilk gördüğümde, 
Komikti... 
Belki sen bana 
Herkesi hatırlatmıştın. 
Kimi sevdim, kimle birlikte olmak istedim... 
Mıhlanmış gibi duruyordum, 
Söyleyecek sözüm yoktu... 
Zar zor konuşuyordum, 
Kötü bir şey düşünme, 
Daha ayrılmamışken bile biz, 
Seni yeniden görmek istiyorum. 
Saçlarının kokusuna doyamam. 
Kalabilir misin? Dürüst bir soru 
İlk öpüş... 
Dudaklarımda ismin... 
Basit kelimeler, 
Ama bana gurur verdiler... 
Etrafta o kadar çok şey var ki, 
Ama seninle farklı, 
Sanırım, 
Benim için bir şeyler ifade ettiğini hissediyorum. 
Uykuya dalarken ellerimiz birleşti. 
Çok, o kadar çok 
Korktum seni kaybetmekten,Öyle güzelsin ki... 
Nefes alışını dinlemeye doyamam, 
Sen olamdan birşey istemem, duyuyor musun!? 
Biz hayal ederek başladık... 
Yolumuz talihe... 
Günümüz uzundu 
Ve kahkahayla doluydu. 
Zaman kavramı olmadan yaşadık, 
Ne yılları düşündük, ne dakikaları. 
Çocuklar gibi mutlu olduk. 
Biz sadece sevdik 
Parladık lambalar gibi. 
Sen sanki başka gezegenden. 
Hiç kimseye benzemezsin. 
Senin hakkında konuşurken 
Tüylerim diken diken. 
Hep kendimizle kaldık, 
Bundan öyle memnunum... 
Birbirimizi düşünüyoruz. 
Seviniyoruz, hayattayız diye... 
Hayaletler gibi... 
Alındaki çatlaklar... 
Bana sorarsan,bir sırrım var mı diye, 
Derim ki, mutluyum, 
Çünkü, sen varsın 
Hep birlikte olacağız, dinle 
Bu dünyada sen olmadan, bir şeye ihtiyacım yok!!! 
Gökyüzüne müteşekkirim, 
Kadere müteşekkirim, 
Seninle anladım, 
Nasıl biri olduğumu. 
Tüm korkularım 
Uzaklarda 
Bu şehirde, 
Bu dairede, 
Bu hayatta, bu garip dünyada, 
Yanımda ol, 
Sen ihtiyaç duyduğum her şeysin...

7 Haziran 2013 Cuma

Duymak istersen diye..

 


Hiç sevmezdim söylemeyi, hep ben söylemeden anla isterdim.Dalga gibiydi hislerim.Bolca gelgitli.Ama emindim.Kısaydı cümlelerim.Hep beni anlatmadan anla istedim.Gözlerime bak ve anla.Bir kere de sen söyle istedim.O son dalga gelene kadar.Yıktı bizi belki...Belki daha güçlendirdi sevgimizi bilemedim.Tek bildiğim iliklerime kadar Sen'dim.İçinde ben olmayan bir adamı sevdim.

3 Haziran 2013 Pazartesi

Buda bizden


''Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.'' 
                                                                                                      MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
                 

30 Mayıs 2013 Perşembe

Edy



Filmlerini izlemekten bıkıp usanmadığım bir yönetmen varsa oda Tim Burton. Her izlediğinde farklı açıları yakalayabildiğin bir hayal dünyası sunuyor sana. Ucu bucağı yok fikirlerinin, hayallerinin. Belkide biz o kadar sınırsız olamadığımız için çekici geliyor, bilmiyorum.Bir de can dostu Johnny var tabi. Onun olduğu filmler sanki onun imzası gibi. Onunla ilk tanışmamda Makas Eller de olmuştu. İlk imkansız aşkım, makas elli tek başına bir şatoda yaşayan Edward...

26 Mayıs 2013 Pazar

Vampir gerçeği

Bu aralar hepimiz o kadar çok vampir dizilerine ve filmlerine maruz kalıyoruz ki bloğumda bu konuya yer vermezsem olmaz dedim.Her ne kadar eleştirirmiş gibi dursamda yakından takip ediyorum kendilerini.O yüzden size vampir severlere kısaca bu konunun gerçekliğinden bahsetmek istiyorum.

Milattan önce binli yıllara dayanan vampirizm efsanesi, günümüzün popüler kültürü ile yeniden hayatımızda önemli bir yer tutmaya başladı. Lakin vampirizm gün geçtikçe ve popüler kültürün etkisinde kaldıkça bozulmaya ve mutasyon geçirmeye başladı. CERN yardımları ve BSHG' nin araştırmaları ile gerçek vampirizm, dört yıl süren uzun ve bilimsel araştırmalar sonucunda bazı tanımlar kazandı. İşte bu araştırmalar ve sonuçları:


Öncelikle vampirler ölü değildir. VC17 virüsünün vücuttaki sindirim, sinir ve kas hücreleri üzerinde gerçekleştirdiği mutasyondan ortaya çıkmış bir hastalıktır vampirlik.

VC17 virüsünün oluşum zamanı milattan önceki yıllara dayanıyor, özellikle ortaçağ da Avrupa'da yaygınlaşan bu virüs, halk tarafından hastalıklı kişinin şeytan ele geçirmiş gibi görülmesine sebep olmuş ve abartılı vampir efsaneleri ortaya çıkmıştır. Toplumda yanlış bilinen vampir özelliklerinden bazıları ve doğruları şunlardır:


- Vampirler güneş ışığına çıkabilir, güneş ışığına sadece alerjik boyutta duyarlılıkları vardır. Güneş ışığının vampir genli birine yapabileceği en büyük zarar deride dökülme veya kızarmalar ile nefes darlığı olacaktır.
- Sarımsak veya gümüşün vampirler üzerine herhangi bir etkisi yoktur.
- Pentagram ve diğer pagan işaretlerinden hoşlanmazlar. Pentagram bilindiği gibi bir pagan işaretidir ve kilise tarafından pagan dinine saldırı amacı ile pagan sembollerine şeytanı anlamlar yüklenmiştir. Vampirizm doğaya karşıt bir durum olduğundan, vampirler pentagramı asla kullanmazlar.
- Köpek dişleri dikkat çekici uzunlukta değildir.
- Tenleri soluk değildir. Her ırktan vampir olabilir ( siyahî ve Asyalı dâhil ).
- Ölümsüz değildirler, maksimum ömürleri 600 yıl, ortalama ise 120 yıldır.
- Temel besin kaynakları kandır ama yemekte yiyebilirler. Kan ihtiyaçlarını genellikle hayvanlardan temin ederler ayrıca hayvansal kanda yeterince şeker bulunmadığı için gerekli şeker miktarı için bolca tatlı içerikli besin tüketirler.


Şimdi de doğru bilinen vampir özelliklerine bakalım:

- Karanlıkta görme yetileri insanlara oranla çok daha fazladır.
- 5 duyu organları oldukça hassastır. Çok iyi koku alabilir, çok kısık sesleri bile duyabilir ve çok uzakları görebilirler.
- Saf kan olanları altıncı hisse sahiptir. Buradaki altıncı his, karşısında bulunan insanın düşüncelerini ve duygularını hissetmektir.
- Fiziksel güçleri insanlara göre daha fazladır.
- Yaraları hızla iyileşebilir, yüksek rejenerasyona sahiptirler.


Vampirler kan ile nasıl beslenir ve nasıl daha güçlüdürler?

VC17 vücuda girdiği anda ilk olarak mide genlerinde değişime yol açar. Kısa bir süre içinde mide kan ile diğer maddeleri kolayca ayırt etmeye ve kanı direk olarak sindirmeden bağırsaklara göndermeye başlar. Mutasyona uğramış bağırsaklar ise gelen kanı hiç bir oynama yapmadan direk olarak vücuda verir. Yüzde yüz alınan kanın vücuda katkısı ile kişi yüksek miktarda enerjiye sahip olur. İnsanlarda alınan besinin çok çok küçük bir kısmı ancak kana dönüştürülebilir.
Vampir vücudunda serbestçe gezen iyonik kan sayesinde, kişi yüksek miktarda rejenerasyon yeteneğine sahip olur. Normal bir insanda 3 günde iyileşecek bir yara vampirde 5-6 saat sürer.
Kaslarda meydana gelen değişimle, laktik asit sentezi çok büyük oranda durur ve kişinin yorulma isteği azalır, kaslardaki sınır varyansının da kalkması ile kişi ortalama bir insandan dört ila 7 katlık bir güç fazlalığına sahip olur.