30 Mayıs 2013 Perşembe
Edy
26 Mayıs 2013 Pazar
Vampir gerçeği
Bu aralar hepimiz o kadar çok vampir dizilerine ve filmlerine maruz kalıyoruz ki bloğumda bu konuya yer vermezsem olmaz dedim.Her ne kadar eleştirirmiş gibi dursamda yakından takip ediyorum kendilerini.O yüzden size vampir severlere kısaca bu konunun gerçekliğinden bahsetmek istiyorum.
Milattan önce binli yıllara dayanan vampirizm efsanesi, günümüzün popüler kültürü ile yeniden hayatımızda önemli bir yer tutmaya başladı. Lakin vampirizm gün geçtikçe ve popüler kültürün etkisinde kaldıkça bozulmaya ve mutasyon geçirmeye başladı. CERN yardımları ve BSHG' nin araştırmaları ile gerçek vampirizm, dört yıl süren uzun ve bilimsel araştırmalar sonucunda bazı tanımlar kazandı. İşte bu araştırmalar ve sonuçları:
Milattan önce binli yıllara dayanan vampirizm efsanesi, günümüzün popüler kültürü ile yeniden hayatımızda önemli bir yer tutmaya başladı. Lakin vampirizm gün geçtikçe ve popüler kültürün etkisinde kaldıkça bozulmaya ve mutasyon geçirmeye başladı. CERN yardımları ve BSHG' nin araştırmaları ile gerçek vampirizm, dört yıl süren uzun ve bilimsel araştırmalar sonucunda bazı tanımlar kazandı. İşte bu araştırmalar ve sonuçları:
Öncelikle vampirler ölü değildir. VC17 virüsünün vücuttaki sindirim, sinir ve kas hücreleri üzerinde gerçekleştirdiği mutasyondan ortaya çıkmış bir hastalıktır vampirlik.
VC17 virüsünün oluşum zamanı milattan önceki yıllara dayanıyor, özellikle ortaçağ da Avrupa'da yaygınlaşan bu virüs, halk tarafından hastalıklı kişinin şeytan ele geçirmiş gibi görülmesine sebep olmuş ve abartılı vampir efsaneleri ortaya çıkmıştır. Toplumda yanlış bilinen vampir özelliklerinden bazıları ve doğruları şunlardır:
- Vampirler güneş ışığına çıkabilir, güneş ışığına sadece alerjik boyutta duyarlılıkları vardır. Güneş ışığının vampir genli birine yapabileceği en büyük zarar deride dökülme veya kızarmalar ile nefes darlığı olacaktır.
- Sarımsak veya gümüşün vampirler üzerine herhangi bir etkisi yoktur.
- Pentagram ve diğer pagan işaretlerinden hoşlanmazlar. Pentagram bilindiği gibi bir pagan işaretidir ve kilise tarafından pagan dinine saldırı amacı ile pagan sembollerine şeytanı anlamlar yüklenmiştir. Vampirizm doğaya karşıt bir durum olduğundan, vampirler pentagramı asla kullanmazlar.
- Köpek dişleri dikkat çekici uzunlukta değildir.
- Tenleri soluk değildir. Her ırktan vampir olabilir ( siyahî ve Asyalı dâhil ).
- Ölümsüz değildirler, maksimum ömürleri 600 yıl, ortalama ise 120 yıldır.
- Temel besin kaynakları kandır ama yemekte yiyebilirler. Kan ihtiyaçlarını genellikle hayvanlardan temin ederler ayrıca hayvansal kanda yeterince şeker bulunmadığı için gerekli şeker miktarı için bolca tatlı içerikli besin tüketirler.
Şimdi de doğru bilinen vampir özelliklerine bakalım:
- Karanlıkta görme yetileri insanlara oranla çok daha fazladır.
- 5 duyu organları oldukça hassastır. Çok iyi koku alabilir, çok kısık sesleri bile duyabilir ve çok uzakları görebilirler.
- Saf kan olanları altıncı hisse sahiptir. Buradaki altıncı his, karşısında bulunan insanın düşüncelerini ve duygularını hissetmektir.
- Fiziksel güçleri insanlara göre daha fazladır.
- Yaraları hızla iyileşebilir, yüksek rejenerasyona sahiptirler.
Vampirler kan ile nasıl beslenir ve nasıl daha güçlüdürler?
VC17 vücuda girdiği anda ilk olarak mide genlerinde değişime yol açar. Kısa bir süre içinde mide kan ile diğer maddeleri kolayca ayırt etmeye ve kanı direk olarak sindirmeden bağırsaklara göndermeye başlar. Mutasyona uğramış bağırsaklar ise gelen kanı hiç bir oynama yapmadan direk olarak vücuda verir. Yüzde yüz alınan kanın vücuda katkısı ile kişi yüksek miktarda enerjiye sahip olur. İnsanlarda alınan besinin çok çok küçük bir kısmı ancak kana dönüştürülebilir.
Vampir vücudunda serbestçe gezen iyonik kan sayesinde, kişi yüksek miktarda rejenerasyon yeteneğine sahip olur. Normal bir insanda 3 günde iyileşecek bir yara vampirde 5-6 saat sürer.
Kaslarda meydana gelen değişimle, laktik asit sentezi çok büyük oranda durur ve kişinin yorulma isteği azalır, kaslardaki sınır varyansının da kalkması ile kişi ortalama bir insandan dört ila 7 katlık bir güç fazlalığına sahip olur.
VC17 virüsünün oluşum zamanı milattan önceki yıllara dayanıyor, özellikle ortaçağ da Avrupa'da yaygınlaşan bu virüs, halk tarafından hastalıklı kişinin şeytan ele geçirmiş gibi görülmesine sebep olmuş ve abartılı vampir efsaneleri ortaya çıkmıştır. Toplumda yanlış bilinen vampir özelliklerinden bazıları ve doğruları şunlardır:
- Vampirler güneş ışığına çıkabilir, güneş ışığına sadece alerjik boyutta duyarlılıkları vardır. Güneş ışığının vampir genli birine yapabileceği en büyük zarar deride dökülme veya kızarmalar ile nefes darlığı olacaktır.
- Sarımsak veya gümüşün vampirler üzerine herhangi bir etkisi yoktur.
- Pentagram ve diğer pagan işaretlerinden hoşlanmazlar. Pentagram bilindiği gibi bir pagan işaretidir ve kilise tarafından pagan dinine saldırı amacı ile pagan sembollerine şeytanı anlamlar yüklenmiştir. Vampirizm doğaya karşıt bir durum olduğundan, vampirler pentagramı asla kullanmazlar.
- Köpek dişleri dikkat çekici uzunlukta değildir.
- Tenleri soluk değildir. Her ırktan vampir olabilir ( siyahî ve Asyalı dâhil ).
- Ölümsüz değildirler, maksimum ömürleri 600 yıl, ortalama ise 120 yıldır.
- Temel besin kaynakları kandır ama yemekte yiyebilirler. Kan ihtiyaçlarını genellikle hayvanlardan temin ederler ayrıca hayvansal kanda yeterince şeker bulunmadığı için gerekli şeker miktarı için bolca tatlı içerikli besin tüketirler.
Şimdi de doğru bilinen vampir özelliklerine bakalım:
- Karanlıkta görme yetileri insanlara oranla çok daha fazladır.
- 5 duyu organları oldukça hassastır. Çok iyi koku alabilir, çok kısık sesleri bile duyabilir ve çok uzakları görebilirler.
- Saf kan olanları altıncı hisse sahiptir. Buradaki altıncı his, karşısında bulunan insanın düşüncelerini ve duygularını hissetmektir.
- Fiziksel güçleri insanlara göre daha fazladır.
- Yaraları hızla iyileşebilir, yüksek rejenerasyona sahiptirler.
Vampirler kan ile nasıl beslenir ve nasıl daha güçlüdürler?
VC17 vücuda girdiği anda ilk olarak mide genlerinde değişime yol açar. Kısa bir süre içinde mide kan ile diğer maddeleri kolayca ayırt etmeye ve kanı direk olarak sindirmeden bağırsaklara göndermeye başlar. Mutasyona uğramış bağırsaklar ise gelen kanı hiç bir oynama yapmadan direk olarak vücuda verir. Yüzde yüz alınan kanın vücuda katkısı ile kişi yüksek miktarda enerjiye sahip olur. İnsanlarda alınan besinin çok çok küçük bir kısmı ancak kana dönüştürülebilir.
Vampir vücudunda serbestçe gezen iyonik kan sayesinde, kişi yüksek miktarda rejenerasyon yeteneğine sahip olur. Normal bir insanda 3 günde iyileşecek bir yara vampirde 5-6 saat sürer.
Kaslarda meydana gelen değişimle, laktik asit sentezi çok büyük oranda durur ve kişinin yorulma isteği azalır, kaslardaki sınır varyansının da kalkması ile kişi ortalama bir insandan dört ila 7 katlık bir güç fazlalığına sahip olur.
20 Mayıs 2013 Pazartesi
Bazen..
Bazen kaybettiğiniz, belkide hiç bulamadığınız diğer yarınızı beklemekle geçirirsiniz ömrünüzü.Hiç çaba göstermeden gelmesini beklersiniz.Gelmeyince öfkelenip suçu onda ararsınız.İçtiğiniz su bile tatsız tuzsuzdur beklerken.Zamanı gelipte beklediğiniz o şeyi elde ettiğinizi zannettiğinizde, o vakte kadar içinizde nelerin eksildiğini ve eskidiğini anlıyorsunuz.Sonra da 'sen bana geç geldin ben sana erken' diyoruz arsızca, suçu hep ötekine atıyoruz.Geçmişi unutmuşuz gibi davranıyoruz.Birbirimizi inandırıyoruz aşka, sevgiye,güvene...
18 Mayıs 2013 Cumartesi
Cevabını bulamadığım..
Belki fazla değer değiştiriyor insanları, belki de sevildiklerini bilmeleri...Ama anlamakta zorlandığım neden çok sevilen birisi bunu incitme aracı olarak görür.Herkes liman aradığını söylerken nedir bu maceralara atılma hevesi. Anlamıyorum. Anlamak da istemiyorum.Neden seven sevilenden çok inciniyor?Sevilmeyi taşımak bu kadar ağır bir yük mü?Sana değer veriyorum yalanlarının altında kaç yasaklı kelime var?Neden bu sorularıma cevap verebilecek birisi yok yanımda, karşımda...Ben mi kapattım kendimi yoksa gerçekten yok mu?Ne çok sorum varmış cevabını bulamadığım, ararken incindiğim, bulmakta tek başıma zorlandığım...
15 Mayıs 2013 Çarşamba
2013 Erkek Modası
Beyler,
olmuyor böyle.Siz o renkli pantolonları giydikçe bana fenalık basıyor.Tamam
anlarım birisi attı ortaya ama yakışan var yakışmayan var.Ama yok ben
illa giyeceğim diyorsanız mavi süper bir tercih.2013 İlkbahar/Yaz erkek modasında en dikkat çeken renklerden birisi
mavi... Mavi ve neredeyse mavinin bütün tonlarının görüldüğü koleksiyonlar son
derece dikkat çekici. Bir kaç sezondur erkek modasında kobalt mavilerin sık sık
kullanıldığını görüyoruz ama bu sezon kobalt mavinin daha önemli bir yere sahip
olduğu aşikar...Bence her erkeğin dolabında olması gereken renklerden
birisi.Biraz dar bir görüş olabilir ama aslında erkeklerin çok da renkli
giyinmeleri taraftarı değilim.Ama aksesuar konusunda sınırlarım yoktur.Kemer,
yüzük, saat …Bunlar önemli detaylar baylar.Lütfen her şeyi bayanlardan
beklemeyin ;)
12 Mayıs 2013 Pazar
gün bugünmüş...
Annemi aradım dün.
Telefonla.
Vefatından sonra kapatmadık, sesini son kez oradan duyduğum hattını… Koparmıyorum bağlantıyı.
Arıyorum aklıma düştüğünde.
Uzuuun uzun çaldırıyorum.
Açmıyorsa, komşudadır mutlaka.
Veya markete filan gitmiştir.
Alışamadı çünkü şu cep telefonu denilen alete, sabit telefonun yanına koyuyor, dışarı çıkarken çantasına almıyor iyi mi… Hadi bi ara gene ararım diyorum, kapatıyorum.
Bir senedir böyleyiz.
Arıyorum.
Komşudadır.
Seninki komşuda değilse…
Uğra bugün kardeşim.
Yoksa inan, sonra çok arıyorsun.
Yılmaz Özdil (Hürriyet)
-->Hiç gitmeyecekmiş gibi ya yanımızdan, yalan işte...Biz de büyüyeceğiz bir gün.
Telefonla.
Vefatından sonra kapatmadık, sesini son kez oradan duyduğum hattını… Koparmıyorum bağlantıyı.
Arıyorum aklıma düştüğünde.
Uzuuun uzun çaldırıyorum.
Açmıyorsa, komşudadır mutlaka.
Veya markete filan gitmiştir.
Alışamadı çünkü şu cep telefonu denilen alete, sabit telefonun yanına koyuyor, dışarı çıkarken çantasına almıyor iyi mi… Hadi bi ara gene ararım diyorum, kapatıyorum.
Bir senedir böyleyiz.
Arıyorum.
Komşudadır.
Seninki komşuda değilse…
Uğra bugün kardeşim.
Yoksa inan, sonra çok arıyorsun.
Yılmaz Özdil (Hürriyet)
-->Hiç gitmeyecekmiş gibi ya yanımızdan, yalan işte...Biz de büyüyeceğiz bir gün.
10 Mayıs 2013 Cuma
Gündüz Makyajı Tüyoları
...Haydi başlayalım.
Havalar mis gibi, arkadaşlarımızla dolaşmaya çıkacağız, ne çok özenli olmak istiyoruz ne de özensiz.Öncelikle yüzümüzün temizleyerek başlayalım o vakit.Herkes sabunun yüzü kuruttuğunu söyler ama bunun içinde çözümler var, isterseniz gül suyu kullanabilirsiniz.Temizliğin ardından nemlendiricimizi uygulayalım.Ben önce göz bölgesine kapatıcı uygulama taraftarıyım.Kapatıcı ve aydınlatıcıyla kendimize pürüzsüz bir alan yaratalım.Yüzünüzün her bölgesine fondöten uygulamak zorunda değilsiniz, teninize uygun bir pudra da fondöten görevi görebilir.Yüzünüzde sivilce lekeleri varsa o bölgeleri pudra yardımıyla kapatabilirsiniz.Gelelim gözlere...Genelde kalın uçlu far fırçası kullanın bu hem doğal bir görüntü verir hemde daha çok yayılır.Göz kapağına hafif bir beyazlık verip sonlara doğru koyu renkler tercih edin.Derinlik verecektir.Bunun için daha ince uçlu bir fırça kullanabilirsiniz.Kirpikleriniz hacimli görünmüyorsa minik takviyelerden zarar gelmez ama ben gene de doğallıktan yanayım.Kaliteli bir maskara ile bu sorunu da çözebiliriz.
...Şimdi bir aynaya bakın.Bence dışarı çıkmaya hazırsınız.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
.jpg)


